Selamlar,
Geçen sene ağustos ayında arıcı arkadaşım Şenol ile beraber ikişer adet Gebze Karniyolu almıştık. Ben her ikisini kabul ettirmeme rağmen malesef kendi hatalarım yüzünden yaşatamadım. yaptığım hatalar: arıyı ağustos ayına göre çok zayıf böldüm, yeterince sıkıştırmadım, ana arı yeterince yumurtlayamadı, aşırı varroa hasarı vardı, birde üstüne zayıf arılara eşek arısı saldırısı çok oldu. Arkadaşım Şenol ruşet kovana böldü, bir tanesini kabul ettirebildi, kışa 4 çıta giren arı şu sıralarda tel altlıklı kovanda 30 çıtaya doğru gitmekte.
Benim karniyolları yaşatamadığımı görünce sağolsun, gel benim karniyoldan ana arı üret dedi. Miller yöntemiyle ana arı üretmeye karar verdik. Onun arılığına anasız bir kovan götürdüm, İşlerin büyük bir kısmını ben hastanedeyken O yaptı. Burdan kendisine tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Sayesinde karniyol melezi arı sahibi olduk, galiba bu analar F2 oluyor.
En sağdaki yüsükleri besleyen kovan, diğerleride önce çeyrek çıtalık ana arı kutusundaydılar, şu anda ruşete terfi ettiler. Birbirine uyumlu çıta kullanmanın faydası, ana arı kabul ettirme derdi olmadan küçük koloniyi daha büyük kovana alarak gelişmesine olanak sağlıyoruz, zira bugünlerden sonra küçük kutularda terkler başlıyor. Fakat 13 numaralı mavi koloni zayıftı, onu ruşete almakta acele ettim, ruşeti terk etti, yağmurdan kaçarken doluya tutulduk.
kutu çıtalarının, normal çıtaya aktarılmış hali.
Küçük ana arı kutusunda çiftleşen ve yumurta atmaya başlayan karniyol ana arı.
Arıları kutulardan ruşet kovana aktarırken ana arıları da bu senenin rengi olan sarıya boyadık.
Yüsükleri besleyen kovanda doğan ve çiftleşen karniyol ana arı,
kutudakine göre daha heybetli görünüyor.
Bu arada bala çalışan kovanlarda sırlanma devam ediyor:
Tel altlıklı kovanlarda dahil olmak üzere ancak 20 çıtaya çıkabildik, seneye Karniyol ve İtalyan analarla bunun üzerine çıkmak hedefimiz. Hayırlısı.
seksiyon çıta.
Yarıya yakın sırlanmış çıta.
Sağlıcakla kalın.
12 Temmuz 2012 Perşembe
3 Temmuz 2012 Salı
Ruşet ve ana arı kutuları
Selamlar,
Bu sene yapmayı planladığımız bir çok şeyi yapamadık, olsun herşeyin başı sağlık. Geçen sene kovan örtü tahtası üzerine 3 cm'lik foamboard koymuştuk, onlardan artan malzemeyle ruşet kovan yaptım:
Ana arı çiftleştirme kutusu olarakta kullanılabilecek ruşetler.
Ortadan bölünüp 2 ana yetiştirilebilir, ayrıca alttan havalandırmada var.
Kullandığı yarım çıtalar.
Bunlarda geçen sene yaptığım kutular:
2 cm'lik foamboard'dan yapıldı.
Bunlarda çift çıkışlı kutular:

Çift çıkışlı olanlar 3 cm foamboard'dan yapıldı.
Bu kutularda kullanılan çeyrek çıtalar.
Standart, yarım ve çeyrek çıtalar. Bu şekilde ana arı yetiştirme kutularını arılandırmak istediğinizde normal kovanları da çok rahat kullanabilirsiniz.
Sevgi ve saygılarımla.
Bu sene yapmayı planladığımız bir çok şeyi yapamadık, olsun herşeyin başı sağlık. Geçen sene kovan örtü tahtası üzerine 3 cm'lik foamboard koymuştuk, onlardan artan malzemeyle ruşet kovan yaptım:
Ana arı çiftleştirme kutusu olarakta kullanılabilecek ruşetler.
Ortadan bölünüp 2 ana yetiştirilebilir, ayrıca alttan havalandırmada var.
Kullandığı yarım çıtalar.
Bunlarda geçen sene yaptığım kutular:
2 cm'lik foamboard'dan yapıldı.
Bunlarda çift çıkışlı kutular:

Çift çıkışlı olanlar 3 cm foamboard'dan yapıldı.
Bu kutularda kullanılan çeyrek çıtalar.
Standart, yarım ve çeyrek çıtalar. Bu şekilde ana arı yetiştirme kutularını arılandırmak istediğinizde normal kovanları da çok rahat kullanabilirsiniz.
Sevgi ve saygılarımla.
27 Haziran 2012 Çarşamba
Yeni Analar
Selamlar,
Ailemin sağlık problemleri sebebiyle şubat mart nisan mayıs aylarının bir bölümü hastanelerde refakatçi olarak geçti. Allah'a şükür hemen hemen sağlıklarına kavuştular. Bu yüzden arılara yeteri kadar zaman ayıramadık. Kış kayıplarımız az oldu. Bunda sonbaharda organik asitlerle yaptığımz varroa mücadelesi ve kovanlarda kış arısı oluşmasını teşvik etmemizin çok faydası olduğu görüşündeyim. Fakat bu seneki durumlardan kendimce şu sonucu çıkardım: Bizim arılarımızın çoğunluğu belli bir yere kadar geliyor, ondan sonrasına kapasitesi yetmiyor. Bundan dolayı geçen seneden beri damızlık olarak kullanmak amacıyla dışardan hazır yumurtlayan ana alıyoruz. Bu şekilde kendi arılarımızı elimizden geldiğince ıslah edip geliştirmek istiyoruz. Geçen sene Gebze karniyolu almıştık. Bu sene İtalyan arısı almaya karar verdik. Menemen'de bulunan Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Arıcılık Bölümü hem kendi yerli ırklarımızı geliştiriyor, hem de İtalyan ırkı üretiyor. Buradan arıcı arkadaşlarla beraber 8 İtalyan ana aldık. 9 mayısta gelen analardan bize düşen 4 adetinden 3 tanesini 4 çıtalık suni bölmelere kabul ettirebildik.
Yukarıdaki video 3 haziran tarihine ait. çıtayı çektiğimde ana geziniyordu, petek gözünü kontrol edip yumurtladı.
kapalı gözlerin durumu gayet iyi.
10 haziran gibi ilk yavruları çıkmaya başladı. bu fotoğraf 20 hazirana ait. bakıcı arılarının çoğunluğu artık kendi kızları.
Ana arının sağ tarafında günlük yumurtalar rahatlıkla görülebiliyor.
Hemen zaman kaybetmeden yeni gelen italyanları kullanarak ana arı üretmeye karar verdik.
Sayın Ali Şekerli beyin enjektör yöntemini kullanarak ana arı larvalarını oluşturdum, burdan kendisine çok teşekkür ediyorum. 12 taneden 5 tanesi tuttu. Bir kısmı enjektörden düşmüş. Bu durumda larva alınacak peteğin mümkün olduğunca eski petek olması daha iyi.
Bala çalışan arılarda sırlanmaya başlanan okaliptus balı.
Sağlıcakla kalın.
Ailemin sağlık problemleri sebebiyle şubat mart nisan mayıs aylarının bir bölümü hastanelerde refakatçi olarak geçti. Allah'a şükür hemen hemen sağlıklarına kavuştular. Bu yüzden arılara yeteri kadar zaman ayıramadık. Kış kayıplarımız az oldu. Bunda sonbaharda organik asitlerle yaptığımz varroa mücadelesi ve kovanlarda kış arısı oluşmasını teşvik etmemizin çok faydası olduğu görüşündeyim. Fakat bu seneki durumlardan kendimce şu sonucu çıkardım: Bizim arılarımızın çoğunluğu belli bir yere kadar geliyor, ondan sonrasına kapasitesi yetmiyor. Bundan dolayı geçen seneden beri damızlık olarak kullanmak amacıyla dışardan hazır yumurtlayan ana alıyoruz. Bu şekilde kendi arılarımızı elimizden geldiğince ıslah edip geliştirmek istiyoruz. Geçen sene Gebze karniyolu almıştık. Bu sene İtalyan arısı almaya karar verdik. Menemen'de bulunan Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Arıcılık Bölümü hem kendi yerli ırklarımızı geliştiriyor, hem de İtalyan ırkı üretiyor. Buradan arıcı arkadaşlarla beraber 8 İtalyan ana aldık. 9 mayısta gelen analardan bize düşen 4 adetinden 3 tanesini 4 çıtalık suni bölmelere kabul ettirebildik.
Yukarıdaki video 3 haziran tarihine ait. çıtayı çektiğimde ana geziniyordu, petek gözünü kontrol edip yumurtladı.
kapalı gözlerin durumu gayet iyi.
10 haziran gibi ilk yavruları çıkmaya başladı. bu fotoğraf 20 hazirana ait. bakıcı arılarının çoğunluğu artık kendi kızları.
Ana arının sağ tarafında günlük yumurtalar rahatlıkla görülebiliyor.
Hemen zaman kaybetmeden yeni gelen italyanları kullanarak ana arı üretmeye karar verdik.
Sayın Ali Şekerli beyin enjektör yöntemini kullanarak ana arı larvalarını oluşturdum, burdan kendisine çok teşekkür ediyorum. 12 taneden 5 tanesi tuttu. Bir kısmı enjektörden düşmüş. Bu durumda larva alınacak peteğin mümkün olduğunca eski petek olması daha iyi.
Bala çalışan arılarda sırlanmaya başlanan okaliptus balı.
Sağlıcakla kalın.
15 Ocak 2012 Pazar
2012 ilk kontrol
selamlar,
belirli aralıklarla arılarımızı kontrol ediyoruz. oksalik asit damlatma sonuçlarını iki hafta önce yayınlamıştım. oksalik asit damlatmanın varroa üzerinde üç haftaya kadar tesirli olduğu belirtiliyor.
iki hafta içinde gene bizim arılara göre hatırı sayılır varroa dökülmüş. tel altlığın avantajı : arıların kovanın hangi bölgesinde ve kaç çıta salkımda olduğu hakkında fikir veriyor. kontrol etmek ve karşılaştırmak amacıyla hep aynı kovanın resimlerini yayınlıyorum.
çekmeceye düşen ölü varroalar, mum kırıntıları, oksalik asit kristalleri ...
ve en son kovanlar arkalarından hafifçe kaldırılarak besin durumları kontrol edildi ve Allah'a emanet.
sağlıcakla kalın.
belirli aralıklarla arılarımızı kontrol ediyoruz. oksalik asit damlatma sonuçlarını iki hafta önce yayınlamıştım. oksalik asit damlatmanın varroa üzerinde üç haftaya kadar tesirli olduğu belirtiliyor.
iki hafta içinde gene bizim arılara göre hatırı sayılır varroa dökülmüş. tel altlığın avantajı : arıların kovanın hangi bölgesinde ve kaç çıta salkımda olduğu hakkında fikir veriyor. kontrol etmek ve karşılaştırmak amacıyla hep aynı kovanın resimlerini yayınlıyorum.
çekmeceye düşen ölü varroalar, mum kırıntıları, oksalik asit kristalleri ...
ve en son kovanlar arkalarından hafifçe kaldırılarak besin durumları kontrol edildi ve Allah'a emanet.
sağlıcakla kalın.
31 Aralık 2011 Cumartesi
%3.5 oksalik asit damlatma sonuçları
%3.5 oksalik asit sıvı damlatma uygulaması yapılan antivarroa tel altlıklı kovanlarda, düşen varroaların kontrolu yapıldı.
tel altlıklı kovanın çekmecesi
ölü varroalar
oksalik asit damlatma uygulamasını ilk defa yaptığımız için, acaba arılara herhangi bir zarar verdimi diyerekten, aynı kovanı açtım.
görüldüğü gibi herhangi bir olumsuzluk yok.
tekrardan naylon örtüldü.
onun üzerine duralit
3 cm kalınlığında foamboard ve kovan kapağı yerine kondu.
mutlu yıllar.
tel altlıklı kovanın çekmecesi
ölü varroalar
oksalik asit damlatma uygulamasını ilk defa yaptığımız için, acaba arılara herhangi bir zarar verdimi diyerekten, aynı kovanı açtım.
görüldüğü gibi herhangi bir olumsuzluk yok.
tekrardan naylon örtüldü.
onun üzerine duralit
3 cm kalınlığında foamboard ve kovan kapağı yerine kondu.
mutlu yıllar.
25 Aralık 2011 Pazar
%3.5 oksalik asit sıvı damlatma uygulaması
selamlar,
Meteoroliji'den hava sıcaklığının arılarımızın bulunduğu yer olan Yeni Foça için 7 derece olacağanı öğrenince %3.5 oksalik asit sıvı damlatma uygulamasını yapmaya karar verdik.
bu hafta sadece tel altlıklı 5 kovanda ve polen tuzaklı 6 kovanda toplam 11 kovanda uygulama yaptık.
arı uçuşu yok. arılar salkımda.
gerekli emniyet tedbirlerini almaya çalıştık. eldiven, gözlük ve kenarda mutlaka temiz su.
Sayın Mehmet Yüksel beyin bloğunda verdiği ölçeğe uyularak karışım hazırlandı. burdan kendisine çok teşekkür ederim.1 litre karışım için için 35 gram oksalik asit, 200 gram toz şeker, üzerlerine 1 litreye tamamlanıncaya kadar su. ben 250 ml karışım hazırladım. karışımın bulunduğu cam kabı sıcaklığını muhafaza etmesi için, sıcak su dolu başka bir kabın içine koydum. zira karışım havanın soğuk olması sebebiyle kısa sürede soğuyor.
ayrıca Ali Türk ve Arıbakanı Forum üyelerine de çok teşekkür ederim.
bloglarda yayınlanan ve forumda tartışılan uygulamalara göre bizde nasıl bir uygulama yapacağımıza karar veriyoruz. umarım benimde küçük bir katkım olur.
salkımdaki koloni
her bir çıta arasında salkımdaki arı diskinin üzerine yaklaşık 5 ml damlatıldı. mesela 5 çıta arasında salkımda bulunan arılar için 25 ml.
salkımda bulunan başka bir koloni. bu arılar bahardan beri tel altlıklı kovanda bulunuyorlar. şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok.
yukardaki koloniye ait çekmece. bu çekmece iki hafta önce temizlenmişti.
doğal yollardan ölerek çekmeceye düşen varroalar. hala kovan içersinde bulunan canlı varroalar hakkında fikir veriyor.
son olarak tel altlıklıklı kovanların çekmeceleri temizlendi
ve tekrar yerlerine takıldı.
umarım haftaya uygulama sonuçlarını yayınlarım.
Allah'a emanet olun.
Meteoroliji'den hava sıcaklığının arılarımızın bulunduğu yer olan Yeni Foça için 7 derece olacağanı öğrenince %3.5 oksalik asit sıvı damlatma uygulamasını yapmaya karar verdik.
bu hafta sadece tel altlıklı 5 kovanda ve polen tuzaklı 6 kovanda toplam 11 kovanda uygulama yaptık.
arı uçuşu yok. arılar salkımda.
gerekli emniyet tedbirlerini almaya çalıştık. eldiven, gözlük ve kenarda mutlaka temiz su.
Sayın Mehmet Yüksel beyin bloğunda verdiği ölçeğe uyularak karışım hazırlandı. burdan kendisine çok teşekkür ederim.1 litre karışım için için 35 gram oksalik asit, 200 gram toz şeker, üzerlerine 1 litreye tamamlanıncaya kadar su. ben 250 ml karışım hazırladım. karışımın bulunduğu cam kabı sıcaklığını muhafaza etmesi için, sıcak su dolu başka bir kabın içine koydum. zira karışım havanın soğuk olması sebebiyle kısa sürede soğuyor.
ayrıca Ali Türk ve Arıbakanı Forum üyelerine de çok teşekkür ederim.
bloglarda yayınlanan ve forumda tartışılan uygulamalara göre bizde nasıl bir uygulama yapacağımıza karar veriyoruz. umarım benimde küçük bir katkım olur.
salkımdaki koloni
her bir çıta arasında salkımdaki arı diskinin üzerine yaklaşık 5 ml damlatıldı. mesela 5 çıta arasında salkımda bulunan arılar için 25 ml.
salkımda bulunan başka bir koloni. bu arılar bahardan beri tel altlıklı kovanda bulunuyorlar. şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yok.
yukardaki koloniye ait çekmece. bu çekmece iki hafta önce temizlenmişti.
doğal yollardan ölerek çekmeceye düşen varroalar. hala kovan içersinde bulunan canlı varroalar hakkında fikir veriyor.
son olarak tel altlıklıklı kovanların çekmeceleri temizlendi
ve tekrar yerlerine takıldı.
umarım haftaya uygulama sonuçlarını yayınlarım.
Allah'a emanet olun.
6 Ekim 2011 Perşembe
organik asitler ve arılarımız
selamlar
blog yayınına başlayacağım zamanda fotoğraf makinem arızalandı, sadece video çekimi yapıyordu. mecburen ilk paylaşımlarımı video şeklinde yaptım.
geçen günlerde yeni bir fotoğraf makinesi aldım. yakın çekimleri gayet iyi.
sonunda bizde organik asitlerle tanıştık. direk firmadan sipariş ettik, adrese kargoyla gönderiyorlar.
tel altlıklı kovanlara formik asit diğer kovanlara laktik asit uygulamaya
karar verdik. alabildiğimiz kadarıyla güvenlik önlemleri alındı. arılarımızın çoğunluğu hırçın olduğu için eldiven standart, artı gözlük ve filtre maske. maske biraz zayıf oldu ama asitleri direk solumamaya dikkat ettim. kenarda hazırda su.
bizim bölgemizde bu günlerde sıcaklık değerleri 15-26 C arasında, formik asit uygulamak için ancak bugünlerde uygun oldu.
sayın Dr. Muhteşem Turunç beyin sistemiyle tel altlıklı 4 kovana tek katta oldukları için
%85'lik - 30 ml formik asit uyguladık. burdan kendisine yaptığı uygulamayı ve tecrübesini paylaştığı için çok teşekkür ediyorum. ayrıca organik asit uygulamalarını ayrıntılı bir şekilde anlatan adaşım sayın Mehmet Yüksel'e de çok teşekkür ediyorum.
formik asit uygulandıktan sonra kovan girişleri tamamen açıldı.ayrıca altta çekmecelerde kapalı vaziyette.
formik asit uygulamasında kovanların görünümü. 1 tel altlıklı kovana karşılaştırma yapmak için laktik asit uyguladım.
uygulamadan 3 gün sonra formik asitin cam kapta çok az miktar kalacak şekilde buharlaştığını gördük. yaptığım çıta kontrolünde formik asit uygulanan 4 kovandaki anaların sağ olduğunu gördüm.
alttaki çekmeceye dökülen ölü varroalar. yanlız karıncalar devamlı çekmecedeki mum kırıntılarını ve ölü varroları taşıyorlar. bana göre uygulamamız başarılı. bundan sonra organik asitlere devam. ancak birşeyi tekrar belirtmek istiyorum: formik asit uyguladığımız kovanlar tel altlıklı ve uygulama esnasında giriş deliği 2 x 38.5 cm olacak şekilde tamamen açılabilecek durumda.
formik asit uygulaması biten kovanlardan boş cam kapları alınca kovan girişleri daraltıldı.
katlar alındı.
diğer polen tuzaklı ve normal kovanlarda ise formik asit uygulamasının tehlikeli olacağını düşünerek laktik asit uygulaması yaptık. bu konuda biraz daha araştırma yapmam lazım, riske girmedim. suyla %15 olarak seyreltilen laktik asit her çıtaya 5 ml gelecek şekilde arıların üzerlerine püskürtülerek uygulandı. ben burda açık yavru gözlerine kaçmaması için laktik asiti hafif yandan püskürttüm. aynı zamanda ana arıyı gördüğümde üstüne püskürtmemeye çalıştım. laktik asitin uygulamasıyla ilgili olarak hem bloğunda, hemde forumda vermiş olduğu bilgilerden dolayı sayın Ali Türk'e çok teşekkür ediyorum.
laktik asit uygulanan kovanları ikinci uygulamayı yapmak için açtığımda herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadım. yaklaşık 10 - 15 kovanda direk anayı gördüm, günlük yumurtada var, değişik evrelerdeki larvalarda var. laktik asitin tek zorluğu bütün çıtalara tek tek uygulama yapıldığından kovan sayısı fazla olunca biraz insanı yoruyor.
bütün bu uygulamaları yaparken internetten çok faydalandım.
hem blog yazarlarına hem de çalışmalarını internetten yayınlayan öğretim üyesi hocalara çok teşekkür etmek istiyorum.
bu arada 2 yaşını geçen anayı değiştirme alışkanlığımız olmadığı için, yaşlı anaların bir kısmı ölmeye başladı. bu zamanda da yeni çıkacak anadan pek fayda gelmeyeceği için biz ya o kovanı birleştiriyoruz yada hazır yumurtlayan ana veriyoruz. ben eğer imkanım varsa üstten yedek anayı çıtalarıyla beraber veriyorum:
önce anasız kalan kovanda ana yüsüklerini bozdum.
fazla çıtaları alarak kovanı tekrar düzenledim.
kendi arılarımızdan miller metoduyla ürettiğimiz ana arımız.
yumurtlama performansı. seneye bal performansını görürüz.
anasız kovanın üstüne gazete kağıdı koydum, birkaç yerden ince çiviyle delikler açtım. yedek anayı çıtalarıyla beraber katta anasız kovanın üzerine koydum.
3 gün sonra yaptığım kontrolde arıların gazete kağıdını parçalayarak sorunsuz birleştiklerini gördüm. üstteki çıtaları aşağıya indirerek katı iptal ettim. bu kovan aynı zamanda formik asit uyguladığım tel altlıklı kovan olduğu için anayı özellikle kontrol ettim. ananın sorunsuz bir şekilde çıtada gezdiğini gördüm, ayrıca günlük yumurtasıda var. işlemler hızlı bir şekilde yapıldığından fotoğraf pek iyi olmadı.
sevgi ve saygılarımla.
blog yayınına başlayacağım zamanda fotoğraf makinem arızalandı, sadece video çekimi yapıyordu. mecburen ilk paylaşımlarımı video şeklinde yaptım.
geçen günlerde yeni bir fotoğraf makinesi aldım. yakın çekimleri gayet iyi.
sonunda bizde organik asitlerle tanıştık. direk firmadan sipariş ettik, adrese kargoyla gönderiyorlar.
tel altlıklı kovanlara formik asit diğer kovanlara laktik asit uygulamaya
karar verdik. alabildiğimiz kadarıyla güvenlik önlemleri alındı. arılarımızın çoğunluğu hırçın olduğu için eldiven standart, artı gözlük ve filtre maske. maske biraz zayıf oldu ama asitleri direk solumamaya dikkat ettim. kenarda hazırda su.
bizim bölgemizde bu günlerde sıcaklık değerleri 15-26 C arasında, formik asit uygulamak için ancak bugünlerde uygun oldu.
sayın Dr. Muhteşem Turunç beyin sistemiyle tel altlıklı 4 kovana tek katta oldukları için
%85'lik - 30 ml formik asit uyguladık. burdan kendisine yaptığı uygulamayı ve tecrübesini paylaştığı için çok teşekkür ediyorum. ayrıca organik asit uygulamalarını ayrıntılı bir şekilde anlatan adaşım sayın Mehmet Yüksel'e de çok teşekkür ediyorum.
formik asit uygulandıktan sonra kovan girişleri tamamen açıldı.ayrıca altta çekmecelerde kapalı vaziyette.
formik asit uygulamasında kovanların görünümü. 1 tel altlıklı kovana karşılaştırma yapmak için laktik asit uyguladım.
uygulamadan 3 gün sonra formik asitin cam kapta çok az miktar kalacak şekilde buharlaştığını gördük. yaptığım çıta kontrolünde formik asit uygulanan 4 kovandaki anaların sağ olduğunu gördüm.
alttaki çekmeceye dökülen ölü varroalar. yanlız karıncalar devamlı çekmecedeki mum kırıntılarını ve ölü varroları taşıyorlar. bana göre uygulamamız başarılı. bundan sonra organik asitlere devam. ancak birşeyi tekrar belirtmek istiyorum: formik asit uyguladığımız kovanlar tel altlıklı ve uygulama esnasında giriş deliği 2 x 38.5 cm olacak şekilde tamamen açılabilecek durumda.
formik asit uygulaması biten kovanlardan boş cam kapları alınca kovan girişleri daraltıldı.
katlar alındı.
diğer polen tuzaklı ve normal kovanlarda ise formik asit uygulamasının tehlikeli olacağını düşünerek laktik asit uygulaması yaptık. bu konuda biraz daha araştırma yapmam lazım, riske girmedim. suyla %15 olarak seyreltilen laktik asit her çıtaya 5 ml gelecek şekilde arıların üzerlerine püskürtülerek uygulandı. ben burda açık yavru gözlerine kaçmaması için laktik asiti hafif yandan püskürttüm. aynı zamanda ana arıyı gördüğümde üstüne püskürtmemeye çalıştım. laktik asitin uygulamasıyla ilgili olarak hem bloğunda, hemde forumda vermiş olduğu bilgilerden dolayı sayın Ali Türk'e çok teşekkür ediyorum.
laktik asit uygulanan kovanları ikinci uygulamayı yapmak için açtığımda herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadım. yaklaşık 10 - 15 kovanda direk anayı gördüm, günlük yumurtada var, değişik evrelerdeki larvalarda var. laktik asitin tek zorluğu bütün çıtalara tek tek uygulama yapıldığından kovan sayısı fazla olunca biraz insanı yoruyor.
bütün bu uygulamaları yaparken internetten çok faydalandım.
hem blog yazarlarına hem de çalışmalarını internetten yayınlayan öğretim üyesi hocalara çok teşekkür etmek istiyorum.
bu arada 2 yaşını geçen anayı değiştirme alışkanlığımız olmadığı için, yaşlı anaların bir kısmı ölmeye başladı. bu zamanda da yeni çıkacak anadan pek fayda gelmeyeceği için biz ya o kovanı birleştiriyoruz yada hazır yumurtlayan ana veriyoruz. ben eğer imkanım varsa üstten yedek anayı çıtalarıyla beraber veriyorum:
önce anasız kalan kovanda ana yüsüklerini bozdum.
fazla çıtaları alarak kovanı tekrar düzenledim.
kendi arılarımızdan miller metoduyla ürettiğimiz ana arımız.
yumurtlama performansı. seneye bal performansını görürüz.
anasız kovanın üstüne gazete kağıdı koydum, birkaç yerden ince çiviyle delikler açtım. yedek anayı çıtalarıyla beraber katta anasız kovanın üzerine koydum.
3 gün sonra yaptığım kontrolde arıların gazete kağıdını parçalayarak sorunsuz birleştiklerini gördüm. üstteki çıtaları aşağıya indirerek katı iptal ettim. bu kovan aynı zamanda formik asit uyguladığım tel altlıklı kovan olduğu için anayı özellikle kontrol ettim. ananın sorunsuz bir şekilde çıtada gezdiğini gördüm, ayrıca günlük yumurtasıda var. işlemler hızlı bir şekilde yapıldığından fotoğraf pek iyi olmadı.
sevgi ve saygılarımla.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




















































